2006 yılında, Karadeniz’in köklü mirasından ilham alarak çıktığımız bu yolculukta bugün 20. yılımızı gurur ve mutlulukla kutluyoruz.
Markamızın adı; Karadeniz’e özgü, hasat edilen mısırları korumak ve kurutmak amacıyla inşa edilen, “serender” olarak da bilinen “nalia”dan gelmektedir. Nalia; yalnızca bir yapı değil, aynı zamanda Karadeniz’in dayanıklılığını, üretkenliğini ve kültürel zenginliğini temsil eden önemli bir simgedir.
Karadeniz insanının zorlu coğrafya koşullarına rağmen ayakta kalmayı başaran, üretmekten vazgeçmeyen ve geleneklerini yaşatan güçlü yapısı; mutfağımıza da eşsiz bir karakter kazandırmıştır. Tereyağı, peynir ve kavurma gibi lezzetlerimizi geleneksel yöntemlerle üretmeye devam eden bu kültür, sofralarımıza sağlık ve doğallık katmaktadır.
Bu kadim mutfak kültürünü korumak, geliştirmek ve daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla çıktığımız yolda, bugün İstanbul Avrupa ve Anadolu yakalarında faaliyet gösteren şubelerimiz ile Rize’deki şubemiz olmak üzere dört faklı noktada misafirlerimize hizmet vermekteyiz.
20 yıllık yolculuğumuz boyunca;
İyi, doğru ve faydalı olanı üretmeyi ilke edindik.
Kurum kültürümüzü güçlendirmeye ve sürdürülebilirliğe önem verdik.
Güvenilir, sağlıklı ve mutfak kültürümüze bağlı ürünler sunmayı hedefledik.
Yöresel tariflerimizi aslına sadık kalarak, özenle geliştirdik. Ürünlerimizin temelini oluşturan malzemeleri her zaman bölgemizden tedarik etmeye öncelik verdik. Yemeklerimizde doğal kristal kaya tuzu, sadeleştirilmiş tereyağı ve ilikli kemik suyu kullanarak sağlıklı beslenmeden ödün vermedik. Organik ve doğal ürünleri tercih etmeyi sürdürülebilir bir anlayış haline getirdik.
Gelecek yıllarda; Karadeniz mutfağının özünü koruyarak daha geniş kitlelere ulaşmayı, yeni şubelerle büyümeyi ve bu eşsiz kültürü hem ülkemizde hem de uluslararası platformlarda daha güçlü bir şekilde temsil etmeyi hedefliyoruz. Gelenek ile yeniliği buluşturarak, sürdürülebilir ve sağlıklı bir mutfak anlayışını yarınlara taşımaya kararlıyız.
20 yıldır bizlere güvenen, destek olan ve bu yolculukta yanımızda yürüyen tüm misafirlerimize gönülden teşekkür ederiz. Sizlerden aldığımız güçle, Karadeniz mutfağının eşsiz lezzetlerini gelecek nesillere taşımaya ve ülkemize değer katmaya devam edeceğiz.
