YEŞİLİ SOFRALARINIZDAN EKSİK ETMEYİN
Ülkemizin kültürel zenginliğinde önemli bir rolü olan Karadeniz bölgesinde mutfak kültürü, kıyı şeridi ile dağların diğer tarafında kalan karasal coğrafya da farklılık gösterir. Yemek kültürü konusunda da bu farklılıkların izlerini görmek mümkündür. Pratik bir kültüre sahip olan Karadeniz, kendine özgü farklı bir mutfağa sahiptir. Karadeniz denince herkesin aklına önce fındık, çay ve hamsi geliyor. Oysa, Karadeniz mutfağının en belirleyici özelliklerinden birisi, ot yemekleridir aslında. Bölge, sürekli yağış aldığı için, çok zengin bir bitki örtüsüne sahiptir. Bu nedenle Karadeniz’de aklınıza gelebilecek her tür ottan ve yapraktan yemek yapılabildiği görülmektedir. Havaların giderek ısınması ve alışma süreci içerisinde sık sık klima altında kalmamız bu yaz günlerinde hepimizde bazı ortak şikayetleri ortaya çıkarıyor; halsizlik, isteksizlik, yorgunluk. Bu yükselişler ve düşüşler dengesizlik yaratarak metabolizmayı da olumsuz etkiliyor. Bu nedenle mevsim geçişlerinde hastalıklardan korunmak için ekstra çaba harcanması gerekir.
Karadeniz’in Yeşillikleri Metabolizmamızda Kalkan Görevi Görüyor
Bu aylarda grip ve soğuk algınlığından korunup sağlıklı kalmanın yolu doğru besinleri uygun miktarda tüketmekten geçiyor ve yeterli ve dengeli beslenmek hastalıklara karşı koruyucu rol oynuyor. Mevsim geçişlerinde bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için beslenmelerimizde antioksidan besinlere daha fazla yer açmamız gerekiyor. Bağışıklık sistemini korumak ve sağlıklı yaşlanmak için uzmanlar tarafından sık sık tavsiye edilen antioksidan besinler arasında kabak, karnabahar, lahana, karalahana ve tere de yer almaktadır. Bu besinleri sık sık tüketmeye özen göstermek bizleri enfeksiyonlara karşı koruyacaktır.
Yeşili Sofralarımızdan Eksik Etmemeliyiz
Karadeniz’in simgelerindendir karalahana ve pancar. Karadeniz mutfağında yoğun olarak kullanılan ve bir vazgeçilmez olan karalahanın çorbasından kavurmasına ve dolmasına kadar pek çok çeşidi yapılır. Bölge mutfağını diğerlerinden farklı kılan başka bir özellik ise sebze turşuları ve bunlardan yapılan yemeklerdir. Mevsim geçişlerinde bağışıklık sistemimizi güçlendirirken grip ve enfeksiyonlardan koruyan ihtiyacımız olan önemli vitaminler, Karadeniz mutfağında karşımıza çıkmakta. Zengin lif, vitamin ve mineral içerikleriyle bağışıklık sistemimiz üzerinde çok etkililerdir. Bu yüzden ‘yeşil’ rengini sofralarımızdan eksik etmemeliyiz. Sağlık için olmazsa olmaz besinlerden birinin de balık olduğunu söylemek gerekir. Vegan ve vejeteryan mutfağına çokça hitap eden Karadeniz mutfak kültürü bağışıklık sistemi için gereken “yeşil takviye” konusunda da zengindir. Haziran ayı taze fasulye için de verimli bir ay olmasından ötürü okurlarımıza sık sık tüketmelerini tavsiye ettiğimiz besinler arasında yer alıyor. Zira taze fasulye A ve C vitaminleri açısından zengin bir besin kaynağıdır ve antioksidan özelliğine sahiptir.
Karalahana çorbasını, taze fasulye yemeğini, enginarı ve nice şerbetleri menüsünde bulunduran Nalia’da antibiyotik değerindeki yeşil lezzetler, Karadeniz’e gidemeyen ve Karadeniz mutfağına özlem duyan misafirlerimiz için usta aşçılar tarafından hazırlanmaktadır.
